Yolcu (turist) ishali, özellikle hijyen koşullarının yeterince sağlanamadığı ülke ve bölgelere seyahat eden kişilerde sık görülen, ani başlayan bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır. Genellikle bakteri, virüs veya parazitlerle kirlenmiş su ve gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıkar. En yaygın etkenler arasında Escherichia coli, Salmonella, Shigella ve bazı virüsler yer alır. Yolcu ishali çoğu zaman seyahatin ilk günlerinde başlar ve günde üçten fazla sulu dışkılama, karın krampları, mide bulantısı, halsizlik ve bazen ateş gibi belirtilerle kendini gösterir. Çoğu vakada hafif ve kendiliğinden iyileşse de, sıvı kaybı özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişiler için risk oluşturabilir. Bu nedenle yolcu ishalinin tanınması, önlenmesi ve doğru şekilde yönetilmesi, sağlıklı bir seyahat deneyimi için büyük önem taşır.
- 1. Kimler Risk Altındadır?
- 2. Yolcu İshalinin Nedenleri
- 3. Yolcu İshalinin Bulaşma Yolları ve Belirtileri
- 4. Önlemek İçin Hijyen Uygulamaları
- 5. Çocuklarda Yolcu İshalinin Önlenmesi
- 6. Yolcu İshaline Karşı Aşılama
- 7. Yolcu İshalinin Teşhisi
- 8. Yolcu ishalinin Olası Komplikasyonları
- 9. Profilaktik (Önleyici) Tedaviler
- 10. Yolcu İshalinin Tedavi Yolları
- 11. Protozoa Kaynaklı İshalin Tedavisi
- 12. Çocuklarda Seyahat İshalinin Tedavisi
- 13. Nereden Yardım Alınır?
Kimler Risk Altındadır?
İshale sebep olan mikroorganizmalar, muhtemelen bağışıklık kazanmış olmaları nedeniyle yerel halk için zararsız görünse de Afrika, Japonya ve Güney Kore hariç Asya, Hindistan, Orta ve Güney Amerika, Meksika, Orta Doğu gibi sanitasyon ve hijyen standartlarının düşük olduğu yerlerde yolcu veya seyahat ishali riski daha yüksektir. Bir ila iki haftalık konaklamalar sırasında seyahat edilen ülkeye ve mevsime göre yolcuların %30-50’si yolcu ishali atakları yaşayabilir. Turist ya da yolcu ishali, erkek ve kadın gezginlerde eşit oranda görülür; genç yetişkin gezginlerde yaşlı gezginlere göre daha yaygındır. Bunun nedeni muhtemelen gençlerin sırt çantasıyla seyahat gibi daha macera dolu yerleri veya seyahat tarzlarını seçme eğiliminde olmalarıdır. Kısa süreli seyahat edenlerde, oluşan ishal atakları gelecekteki ataklara karşı koruma sağlamaz ve tek bir seyahat sırasında birden fazla ishal atağı meydana gelebilir. Bazı ülser ilaçları kullananlar, bazı gastrointestinal ameliyat türleri geçirenler da yüksek risk altındadır.
Yolcu İshalinin Nedenleri
Yolcu ishali, çeşitli bağırsak patojenlerinden kaynaklanabilen klinik bir sendromdur. Yolcu ishaline neden olabilen mikroorganizmalar şunlardır:
Bakteriler
Bakteriler baskın enteropatojenlerdir ve vakaların %75-%90’ından sorumlu oldukları düşünülmektedir. Genel olarak, tespit edilen en yaygın patojenler diyarejenik (diyare oluşturan) Escherichia coli’dir ( enterotoksik E. Coli, enteroagregatif E. coli ve enteropatojenik E. coli ), ardından Campylobacter jejuni, Shigella ve Salmonella türleri gelir. Sürveyans (hastalığın takibi, gözlemi) ayrıca yolcu ishalinin potansiyel nedenleri olarak Aeromonas spp., Plesiomonas sp. ve yeni tanınan patojenlere (Aliarcobacter, enterotoksik Bacteroides fragilis, Larobacter) işaret etmektedir. Bakteri kaynaklı yolcu ishali ateş ve şiddetli karın ağrısı, sulu ishal ve ara sıra kusma gibi belirtiler verir.
Virüsler
Bazı tahminlere göre, yolcu ishalinin yaklaşık üçte biri, özellikle norovirüs ve rotavirüs olmak üzere astrovirüs, sapovirüs gibi diğer viral bir enfeksiyondan kaynaklanır veya bunlarla ilişkilidir. Bağırsak virüsleri daha yaygın olarak kusmayla ilişkilidir. Multipleks moleküler tanı testlerinin kullanımı, virüslerin yolcu ishali hastalığının genel yüküne katkısının hafife alındığını düşündürmektedir.
Protozoal parazitler
Giardia intestinalis, Entamoeba histolytica ve Cryptosporidium parvum dahil olmak üzere bazı parazitik enfeksiyonların ishale neden olduğu bilinmektedir. Giardia, musluk ve nehir sularında, kirli gıdalarda bulunan bir patojendir. Kramp, mide ağrısı, gaz ve geğirme yaygın belirtilerdir. Giardia, eve döndükten sonra bile uzun süre devam edebilen bağırsak sorunlarına neden olur. Giardia’yı Cryptosporidium takip eder. Cyclospora riski oldukça coğrafi ve mevsimseldir: en iyi bilinen riskler Guatemala, Haiti, Nepal ve Peru’dadır. Dientamoeba fragilis, gezginlerde zaman zaman ishalle ilişkilendirilen bir kamçılıdır. Entamoeba histolytica yolcu ishalinin nispeten nadir görülen bir nedenidir. Protozoal parazitlerden kaynaklanan ishaller birkaç günden uzun sürer ve dışkı kanlı olabilir.
Bilinmeyen nedenler
Tüm turist ishali vakalarının yaklaşık beşte biri ile yarısında bir neden bulunamaz. İshalin, gastrointestinal sistemin yabancı mikroorganizmalara verdiği bir tepki olabileceği düşünülmektedir.
Klinik Tablo
Maruziyet ile klinik tablo arasındaki kuluçka dönemi, etiyolojiye dair ipuçları sağlayabilir. Örneğin, toksin kaynaklı hastalıklar genellikle birkaç saat içinde semptomlara neden olur. Buna karşılık, bakteriyel ve viral patojenlerin neden olduğu hastalıkların 6-96 saatlik bir inkübasyon süresi (kuluçka süresi )vardır. Genel olarak, protozoal patojenlerin neden olduğu hastalıkların kuluçka süreleri daha uzundur (1-2 hafta) ve nadiren seyahatin ilk birkaç gününde ortaya çıkar. Bakteriyel ve viral seyahat ishalleri, hafif kramplar ve acil gevşek dışkılamadan şiddetli karın ağrısı, kanlı ishal, ateş ve kusmaya kadar değişebilen ani başlangıçlı semptomlarla ortaya çıkar; norovirüste kusma daha belirgin olabilir. Protozoanın (örneğin, Cryptosporidium, Giardia duodenalis) neden olduğu ishalde, günde 2-5 gevşek dışkılama ile birlikte, düşük dereceli semptomların daha yavaş başlangıcı olabilir. Tedavi edilmeyen bakteriyel ishal genellikle 3-7 gün sürer. Viral ishal genellikle 2-3 gün sürer. Protozoal ishal, tedavi olmaksızın haftalarca hatta aylarca sürebilir. Akut (2 haftadan daha kısa) bir ishal atağında (şişkinlik, karın ağrısı ve kramp ile birlikte), enfeksiyon görülmese de kalıcı enterik semptomlar ortaya çıkabilir. Bu tabloya genellikle enfeksiyon sonrası irritabl bağırsak sendromu denir. Diğer enfeksiyon sonrası sekelleri arasında reaktif artrit ve Guillain-Barré sendromu bulunabilir.
Yolcu İshalinin Bulaşma Yolları ve Belirtileri
Yerel restoranlardaki hijyen eksikliği bir risk faktörüdür. Sokaktan, örneğin bir yiyecek arabasından satın alınan, tüm öğünleri sağlayan (her şey dahil) konaklama yerindeki yiyecek büfelerinden veya birinin evinde yenilen ya da içilen gıdalar tüketildiğinde bu hastalığa yakalanma olasılığı yüksektir. Özellikle çok sayıda insanın sıhhi tesisat veya tuvalet erişiminin olmadığı yerlerde, çevredeki dışkı kontaminasyonu daha fazla ve hastalık bulaştıran vektörler (örneğin sinekler) için daha erişilebilir olacaktır. Sık sık elektrik kesintilerine yol açan yetersiz elektrik kapasitesi veya kötü işleyen soğutma sistemi, gıdaların güvenli olmayan bir şekilde depolanmasına ve hastalık riskinin artmasına neden olabilir. Bazı yerlerde el yıkama sosyal bir norm olmayabilir ve ekstra bir masraf anlamına gelebilir; bu nedenle gıda hazırlama alanlarında yeterli donanıma sahip el yıkama istasyonları bulunmayabilir. Tuvaleti kullandıktan sonra ellerin yıkanmaması, gıdaların güvenli olmayan şekilde depolanması, güvenli olmayan şekilde kullanılması ve hazırlanması, yüzeylerin ve mutfak eşyalarının güvenli bir şekilde temizlenmemesi ishale sebep olan etkenlerin çoğalmasına ve bulaşmasına neden olur. Karında şişkinlik, kramplar ve ağrı, mide bulantısı, acil tuvalete gitme ihtiyacı, sık sık gevşek, sulu dışkılama, hafif ateş, genel halsizlik, güçsüzlük veya rahatsızlık yolcu ishalinin belirtileri arasındadır.
Yolcu ishali bazı komplikasyonlara ya da olumsuz etkilere de neden olabilir. İshal ve kusmadan dolayı vücuttan sıvı kaybedildiği için dehidrasyon görülebilir. Bu ciddi olabilir. Her zamanki kadar idrara çıkılamıyorsa bir doktora başvurulmalıdır.
Önlemek İçin Hijyen Uygulamaları
Enfekte dışkı ile kirlenmiş su, yolcu ishalinin yaygın nedenidir. Yolcu ishalini önlemek için bazı adımlar atılabilir, hijyen kuralları iyi bir şekilde uygulanarak yolcu ishali riski daha da azaltılabilir. Tuvalete gittikten sonra ve yemek yemeden veya yemek hazırlamadan önce eller sabun ve suyla yıkanmalıdır. Elleri yıkadıktan sonra, herhangi bir yiyeceğe dokunmadan önce tamamen kuru olduklarından, yıkandıktan sonra tüm tabak, bardak veya diğer kapların tamamen kuruduğundan emin olunmalıdır. El yıkamanın mümkün olmadığı durumlarda, en az % 60 alkol içeren küçük el dezenfektanı kapları ya da kutuları, yolcuların yemekten önce ellerini temizlemelerini kolaylaştırabilir. Yemek için güvenilir, saygın ve temiz restoranlara gidilmelidir. Su kaynağının güvenliğinden emin olunamıyorsa, suyu içmekten veya onunla dişleri fırçalamaktan kaçınılmalıdır. İçmek, çay veya kahve yapmak, buz yapmak, dişleri fırçalamak, yüzü yıkamak, elleri yıkamak veya alkol bazlı jel kullanmak, meyve ve sebzeleri, gıda kaplarını, ekipmanları veya yüzeyleri, yiyecek veya içecek kutularının, teneke kutuların ve şişelerin yüzeylerini yıkamak için sadece şişelenmiş ve ağzı kapalı su veya kaynatılmış ya da kimyasal olarak dezenfekte edilmiş su kullanılmalıdır. Doğrudan teneke kutulardan, bardaklardan veya fincanlardan içmek yerine pipet kullanılmalıdır. Dezenfekte edilmiş sudan yapıldığından emin olunmadığı sürece buz içeren içeceklerden kaçınılmalıdır
Dikkatli bir gezgin kontaminasyon riski taşıdığı için aşağıdakiler gibi yiyeceklerden kaçınmalıdır:
Çiğ, soyulmuş meyveler, sebzeler veya salatada kullanılan yeşillikler
Pastörize edilmemiş süt, peynir, dondurma veya yoğurt
Ispanak ve marul gibi yeşil yapraklı sebzeler
Her türlü az pişmiş veya pişmemiş et
Çiğ ya da yeterince pişirilmemiş balıklar, kabuklu deniz ürünleri
Açık okyanus yerine tropikal resiflerde yakalanan tüm balıklar
Ketçap, hardal, mayonez, soslar veya dip soslar gibi masada bırakılan çeşniler
2 saatten daha fazla süre dışarıda bekletilmiş her çeşit sıcak yiyecek
Bilinmeyen kaynaklardan gelen yiyecekler
Alkol ve baharatlı yiyecekler
Yiyecek ve içecek seçiminde gösterilecek özen, yolcu ishaline yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Her ne kadar gıda ve su önlemleri tavsiye edilse de, seyahat edenler her zaman bu tavsiyelere uyamaz. Ayrıca, bazı gıda güvenliği faktörleri (örn. restoran hijyeni) yolcular tarafından kontrol edilemez, su ve gıda hijyeni konusunda risk davranış danışmanlığı her zaman ishal riskinde azalma sağlayamaz
Etkili gıda hazırlama kurslarının sağlanabildiği durumlarda, seyahat ishali riski azalabilir. Bununla birlikte, yüksek gelirli ülkelerde bile, restoranlarda gıda işleme ve hazırlama süreçlerinin Shigella sonnei gibi patojenlerin neden olduğu ishalle bağlantılı olduğu görülmüştür.
Çocuklarda Yolcu İshalinin Önlenmesi
İshal olan çocuklar susuz kalmaya (dehidrasyona ) karşı savunmasızdır ve bol miktarda temiz suya veya farklı bir uygun içeceğe ihtiyaçları vardır. Enfeksiyonu önlemeye yardımcı olmak için küçük çocukların yerlerde emeklemesine, yıkanmamış parmaklarını ağzına sokmasına izin verilmemeli, dikkat edilmeli, elleri sık sık yıkanmalıdır. Mama (mama sütü) hazırlarken ya şişelenmiş su kullanılmalı ya da musluk suyu en az beş dakika boyunca iyice kaynatılmalıdır.
Yolcu İshaline Karşı Aşılama
Seyahat ishali ve kolera aşıları bazı ülkeleri ziyaret eden veya bu ülkelerde çalışan kişiler için tavsiye edilmektedir. Seyahat ishali ve kolera, iki farklı bakteri türünden kaynaklanır. Orta ve Güney Amerika, Karayipler, Güneydoğu Asya, Afrika ve Doğu veya Güney Avrupa’ya seyahat eden veya bu bölgelerde çalışan kişilerin aşı yaptırması gerekebilir. Seyahate çıkmadan en az 6 ila 8 hafta önce sağlık uzmanıyla konuşulması veya bir seyahat kliniğinin ziyaret edilmesi önemlidir.
Yolcu ishalinden koruyacak aşının sadece enfeksiyon kapma riski çok yüksek olan kişilere yapılması önerilmektedir. Bu aşıyı yaptıran herkes kolera veya seyahat ishaline karşı tam olarak korunmuş olmayacaktır. Yetişkinlere ve 2 yaş ve üzeri çocuklara evde ağız yoluyla (oral) almaları için 2 doz aşı verilir. Her 3 ayda bir hatırlatma (rapel ya da pekiştirme) dozu gerekebilir. Bu aşının buzdolabında saklanması gerektiği unutulmamalıdır; kişilerin seyahatlerde aşıyı yanında götürmesi zor olabilir.
Ciddi bir enfeksiyon olan ve bazen hayati tehlike yaratan koleranın sebebi Vibrio cholerae bakterileridir. Enfekte kişiler belirti göstermeyebilir ya da sadece hafif bir ishal oluşabilir. Ancak bazı kişilerde şiddetli, sulu ishal ile kusma görülebilir. Tedavi edilmezse bu durum ciddi dehidrasyona ve ölüme yol açabilir. Enfekte olmuş kişilerin dışkısında Enterotoksijenik E. coli (ETEC) ve başka bakteriler bulunabilir ve hastalık dışkı ile yayılır. Ayrıca kolera bakterileri bazı kıyı bölgelerindeki sularda da yaşayabilir. Bu durumda hastalık çiğ veya az pişmiş deniz ürünleri ve kabuklu deniz hayvanlarının yenmesiyle yayılabilir.
Koleraya karşı korunmak amacıyla 6 yaşından daha büyük çocuklara ve yetişkinlere evde ağızdan almaları için iki doz aşı verilir. Her 2 yılda bir takviye dozu gerekebilir. 2 ila 6 yaş arası çocuklara evde ağızdan almaları için 3 doz aşı verilir. Her 6 ayda bir takviye dozu önerilir. Aşı, son dozdan yaklaşık 7 gün sonra koruma sağlamaya başlar. Seyahat kliniği aşının nasıl yapılması gerektiğine dair talimatlar verecektir. Talimatları takip etmek önemlidir. Alınabilecek önlemlerin yanı sıra, oral kolera aşısının kullanımının yolcu ishalinin insidansını (genel görülme sıklığı ) yarı yarıya azalttığı görülmüştür ve artık sıklıkla seyahat hekimleri tarafından önerilmektedir. Bu ikincil fayda, E. coli bakterisini baskılamasından kaynaklanmaktadır.
Daha önce yapılmış olan kolera aşısına veya sakarin dahil aşıda bulunan bir kimyasal bileşene tepki göstermiş olan kişilere, ateşi ya da midesinde rahatsızlık olanlara, 2 yaşın altındaki çocuklara aşı yapılması sakıncalıdır. Ebeveynlerin veya vasilerin ve çocuklarının aşı için onay konusunu görüşmeleri önerilir.
Her aşının faydalarını ve olası reaksiyonlarını ve aşı olmamanın riskini anlayabilen 19 yaşın altındaki çocuklar, aşıları yasal olarak kabul edebilir veya reddedebilir.
Türkiye’de yurt dışına çıkmadan önce Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan seyahat sağlığı merkezlerinde seyahat aşısı ücretsiz yapılmaktadır. Bu merkezlerde koruyucu ilaçlar da verilmektedir. Alınan seyahat aşılarının kayıtları olmalı, kişiler kopyasını seyahatte yanında bulundurmalıdır.
Aşı sonrası olası hafif ve geçici reaksiyonlar (ishal, kusma, bulantı, mide ağrısı gibi) görülebilir. Ciddi veya beklenmedik reaksiyonların her zaman doktora bildirilmesi önemlidir. Herhangi bir aşı yapıldıktan sonra, anafilaksi adı verilen ve hayatı tehdit eden alerjik reaksiyonların görülme olasılığı milyonda birden daha azdır. Bu, kurdeşen, nefes almada zorluk veya boğaz, dil veya dudakların şişmesini içerebilir. Bu tip reaksiyonlar görülürse veya semptomlar gelişirse acil durum çağrı merkezi olan 112 aranmalı, epinefrin (adrenalin) verilmeli ve hasta ambulansla en yakın acil servise nakledilmelidir.
Yolcu İshalinin Teşhisi
Yolcu ishali kişinin tıbbi geçmişinin ve fizik muayenesinin değerlendirilmesiyle teşhis edilir. Bir sağlık uzmanı belirtiler, son seyahat hakkında sorular soracaktır. İshal devam ediyorsa, örnek alınması ve dışkı testi yapılması gerekebilir. Farklı enfeksiyon etkenleri farklı ilaçlara yanıt verir, bu nedenle hastalığa hangi mikrobun neden olduğunu bulmak önemlidir. Belirtiler 10 ila 14 günden fazla sürerse başka testlerin de yapılması gerekebilir. Tekrarlayan yolcu ishali atakları hastalığı tekrar geçirmeye karşı herhangi bir koruma sağlamaz. Bunun nedeni, hastalığa neden olabilecek çok sayıda farklı bulaşıcı etkenin bulunmasıdır.
Yolcu ishalinin Olası Komplikasyonları
Yolcu ishali bazı komplikasyonlara ya da olumsuz etkilere neden olabilir. İshal ve kusmadan dolayı vücuttan sıvı kaybedildiği için dehidrasyon görülebilir. Bu ciddi olabilir. Her zamanki kadar idrara çıkılamıyorsa bir doktora başvurulmalıdır. Az sayıda kişide enfeksiyon sonrası uzun süren ishal, karın ağrısı ve kramp, şişkinlik gibi belirtilerle kendini gösteren irritabl bağırsak sendromu gelişebilir.
Profilaktik (Önleyici) Tedaviler
Bizmut Subsalisilat (BSS)
Profilaksi (önleyici tedavi) için antimikrobiyal olmayan bazı ilaçlar kullanılabilir. Antibiyotikler dışında yolcu ishalinin önlenmesi için kullanılan birincil ajan bizmut subsalisilattır. Aspirin alerjisi, böbrek yetmezliği veya gut hastalığı olan ve antikoagülan, metotreksat veya probenesid kullanan gezginler BSS kullanmamalıdır. Başka sebeplerle aspirin veya salisilat kullanan gezginlerde, eş zamanlı BSS kullanımı salisilat toksisitesinin gelişme riskinde artışa neden olabilir.
BSS genellikle 12 yaşın altındaki çocuklara önerilmez; ancak bazı sağlık uzmanları, Reye sendromu riski nedeniyle viral enfeksiyonları (örneğin grip, suçiçeği) olan 18 yaş ve altında olan çocuklara uygulamaya kaçınmaya dikkat ederek, endikasyon dışı (onaylanandan farklı bir amaçla) olarak kullanmaktadır. BSS, 3 yaşın altındaki çocuklar veya hamile kadınlar için önerilmez. Çalışmalar, BSS’nin 3 haftadan uzun süre kullanımının güvenli olup olmadığını belirleyememiştir. Genellikle seyahat ishali profilaksisi (başlamadan önce önlenmesi) olarak yaygın şekilde kullanılmamaktadır.
Probiyotikler
Probiyotikler (örn. Lactobacillus GG, Saccharomyces boulardii) yolcu ishalini önleme amacıyla az sayıda insan üzerinde çalışılmıştır, ancak kısmen bu bakterilerin standartlaştırılmış preparatlarının güvenilir bir şekilde mevcut olmaması nedeniyle sonuçlar kesin değildir. Yolcu ishalini önlemeye yönelik probiyotik çalışmaları devam etmektedir, ancak veriler bunların kullanımını tavsiye etmek için yetersizdir. Anekdot niteliğindeki (kişisel tecrübeye dayanan ) raporlar, sığır kolostrumunun yolcu ishali için günlük profilaksi ajanı olarak kullanılmasının ardından faydalı sonuçlar alındığını iddia etmektedir. Bununla birlikte, takviye olarak pazarlanan, ticari olarak satışa sunulan sığır kolostrumu preparatlarına FDA (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onay verilmemiştir. Kapsamlı klinik çalışmalardan elde edilen hiçbir veri etkinliği göstermediğinden, yolcu ishalini önlemek için sığır kolostrumunun kullanılmasını önermek için yeterli bilgi mevcut değildir.
Profilaktik Antibiyotikler
Daha eski kontrollü çalışmalar, antibiyotik kullanımının ishal atak oranlarını %90 oranında azalttığını göstermiştir. Neredeyse tüm gezginler için profilaktik antibiyotik kullanımına bağlı yan etkiler, Clostridioides difficile enfeksiyonu ve antimikrobiyal dirence sahip bakteri taşıma riskinin artması gibi riskler, faydalarından daha ağır basmamaktadır. Profilaktik antibiyotikler, yüksek riskli konakçılar (örneğin, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler veya önemli tıbbi komorbiditeleri olan kişiler) olan kısa süreli gezginler için nadiren düşünülebilir. Direnç örüntüleri geliştikçe, tercih edilen profilaktik antibiyotikler son birkaç on yılda değişmiştir. Tarihsel olarak, florokinolonlar bakteriyel seyahat ishali patojenlerinin profilaksisi ve tedavisi için en etkili antibiyotikler olmuştur, ancak Campylobacter ve Shigella türleri arasındaki direnç artık küresel olarak kullanımlarını sınırlamaktadır. Mevcut kılavuzlar bunların profilaksi için kullanılmasını tavsiye etmemektedir. Alternatif olarak rifaksimin ve rifamisin SV gibi antibiyotikler düşünülebilir.
Çoğu gezgin için profilaktik antibiyotikler önerilmemektedir. Profilaktik antibiyotikler, bakteriyel olmayan patojenlere karşı koruma sağlamaz ve normalde koruyucu olan bağırsak mikroflorasını yok ederek dirençli bakteriyel patojenlerin edinilme riskini artırabilir. Gezginler, geniş spektrumlu beta laktamaz üreten enterobakteriler (ESBL-PE) ile kolonize olabilir ve bu risk, yurtdışındayken antibiyotiklere maruz kalmayla artar. Ayrıca, antibiyotik kullanımı alerjik ve diğer olumsuz reaksiyonlarla ilişkilendirilmiştir.
Yolcu İshalinin Tedavi Yolları
Oral Rehidratasyon Tedavisi (ORS)
Yolcu ishali sırasında elektrolit ve sıvı kaybı görülür ve özellikle küçük çocuklar, yaşlılar ve kronik tıbbi hastalıkları olan yetişkinlerde takviye önemlidir. Sağlıklı yetişkin yolcularda, kusma uzun sürmedikçe ishalden kaynaklanan ciddi dehidrasyon olağandışıdır. Sıvı kaybını yerine koymak ishal tedavisinin anahtarıdır ve gezginlerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.
Seyahat edenler yalnızca kapalı, klorla muamele edilmiş, kaynatılmış veya başka bir şekilde saflaştırıldığı bilinen içecekleri kullanmayı unutmamalıdır.
Ciddi sıvı kayıplarında replasman (yerine koyma) en iyi şekilde paketlenmiş oral rehidrasyon (veya rehidratasyon ) tuzlarından (örneğin Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlananlar) hazırlanan oral rehidrasyon solüsyonu (ORS) ile gerçekleştirilir. ORS, düşük ve orta gelirli ülkelerin çoğunda mağazalarda ve eczanelerde yaygın olarak bulunmaktadır. ORS, belirtilen hacimde kaynamış veya arıtılmış suya (genellikle 1 litre) 1 paket eklenerek hazırlanır. Tuzlu olmaları nedeniyle, gezginler çoğu ORS formülasyonlarını hoş bulmayabilir. Hafif vakalarda tercih edilen herhangi bir sıvıyla (spor içecekleri dahil) rehidrasyon sağlanabilir, ancak aşırı tatlı içecekler (örn. gazlı içecekler) fazla miktarda tüketilirse ozmotik ishale neden olabilir.
Antimotilite Ajanları
Antimotilite ajanları (ishal hafifletici) semptomatik olarak rahatlama sağlar ve ishalde faydalıdır. Sentetik opiatlar (örneğin difenoksilat, loperamid) bağırsak hareketlerinin sıklığını azaltabilir ve uçak veya otobüs gibi uzun mesafeli seyahatlere çıkan yolcular için faydalı olabilir. Loperamidin ayrıca antisekretuar özellikleri de olduğu görülmektedir. Loperamidin bir antibiyotikle birlikte kullanıldığında güvenliği, invaziv patojen vakalarında bile iyi bilinmektedir; ancak loperamid ve antibiyotikler birlikte uygulandığında Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz üreten Enterobacteriaceae (ESBL-PE) edinimi daha yaygın olabilir. Dışkı geçişini engelleyeceği, bakteriyel enfeksiyonu ve zehirlerini vücutta daha uzun süre tutacağı için kanlı ishali olan veya ishal ve ateşi olan hastalara tek başına antimotilite ajanları önerilmez. Loperamid çocuklarda kullanılabilir ve sıvı formülasyonları mevcuttur. Ancak pratikte bu ilaçlar 6 yaşın altındaki çocuklara nadiren verilir.
Antibiyotikler
Antibiyotikler, reçete edilen antibiyotiğe duyarlı bakteriyel patojenlerin neden olduğu vakalarda ishalin süresini yaklaşık 1-2 gün azaltmada etkilidir. Ancak, seyahat ishali tedavisinde antibiyotik kullanımının olumsuz sonuçları konusunda endişeler devam etmektedir. Antibiyotik kullanmak kişilerin mikrobiyotalarını etkileyebilir ve C. difficile enfeksiyonu olasılığını artırabilir.
Protozoa Kaynaklı İshalin Tedavisi
Protozoalar, inatçı ishali (yani 2 haftadan uzun süren ishal) olan hastalardan izole edilme olasılığı en yüksek patojenlerdir. Kısa süreli seyahat edenlerde, eve döndükten sonra semptomlar ortaya çıkabilir ve bu da genellikle daha kapsamlı tanısal değerlendirme ve spesifik tedaviye daha kolay erişim sağlar. Seyahat ishalinin en yaygın parazitik nedeni olan Giardia duodenalis’in tedavi seçenekleri arasında metronidazol, nitazoksanid ve tinidazol bulunur.
Entamoeba histolytica adlı mikroskobik parazitin bağırsaklarda sebep olduğu bir enfeksiyon olan amebiasis ya da bilinen yaygın adıyla amipli dizanteri, metronidazol veya tinidazol ile tedavi edilmeli, ardından lüminal bir ajan (örneğin iyodokinol veya paromomisin) uygulanmalıdır.
Cryptosporidium adlı protozoan parazitin neden olduğu bir ishal hastalığı olan kriptosporidiyoz hastalığı (kripto adıyla da bilinir), bağışıklık sistemi yeterli çalışan kişilerde genellikle kendiliğinden iyileşse de, sağlık uzmanları bir tedavi seçeneği olarak nitazoksanidi düşünebilirler.
Cyclospora parazitinden kaynaklanan ve ishale neden olan siklosporiasis hastalığı, trimetoprim-sülfametoksazol ile tedavi edilmelidir, ancak tek başına trimetoprim kullanılmamalıdır.
Çocuklarda Seyahat İshalinin Tedavisi
Yüksek riskli yerlere seyahat eden ebeveynlerine eşlik eden çocuklar da seyahat ishali hastalığına yakalanabilir, arkadaşlarını ve ailelerini ziyaret ediyorlarsa riskleri artar. Etken organizmalar arasında yetişkinlerde ishale neden olan bakteriler ve virüsler (örneğin norovirüs, rotavirüs) bulunur. Çocuklarda ishalin temel tedavisi ORS’dir. Şiddetli sulu ishal veya sistemik enfeksiyon kanıtı için ampirik antibiyotik tedavisi düşünülmelidir. Kanlı ishali olan çocuklarda ampirik antibiyotik tedavisi, Shiga toksin üreten E. coli enfeksiyonuyla ilişkili hemolitik üremik sendromu (HÜS) riski ile karşılaştırılmalıdır. Daha büyük çocuklarda ve gençlerde tedavi kılavuzları, ilaç dozunda olası ayarlamalarla birlikte yetişkinler için olanlara uygundur. Küçük çocuklarda ise makrolidler (örneğin azitromisin) birinci basamak antibiyotik tedavisi olarak kabul edilir.
Anne sütüyle beslenen bebekler ihtiyaç duyduklarında emzirilmeye devam edilmelidir, biberonla beslenen bebekler mama içmeye devam edebilir. Yaşı daha büyük olanlar yemek yemeleri ve düzenli beslenmeleri için teşvik edilmelidir. Çocuk bezi kullanan bebekler, sıvı dışkıya tepki olarak popolarında pişik oluşması riski altındadır. İshalin başlangıcında pişiği önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olmak için bariyer kremler (örn. çinko oksit ve vazelin içerenler gibi) uygulanabilir; yerleşmiş pişikler için hidrokortizonlu kremler kullanılabilir.
Nereden Yardım Alınır?
İshal çok şiddetliyse ya da kanlıysa (şiddetli bir ishal, planlanan aktiviteleri engelleyen bir ishaldir), giderek kötüleşen veya geçmeyen karın ağrısı varsa, yüksek ateş varsa, birkaç gün içinde iyileşmiyorsa, koyu renkli idrar veya daha az idrara çıkma gibi dehidrasyon belirtileri varsa bir hastaneye veya doktora gidilmelidir. Bir eczacıdan da yardım alınabilir. Soru sormaya ve doktorun ya da eczacının söylediklerini hatırlamaya yardımcı olması için yardımcı olacak biriyle beraber gidilmeli, teşhisin adı ve önerilmişse yeni ilaçlar, tedaviler veya testler, verilen talimatlar not edilmelidir. Ayrıca ilaçların yan etkilerinin neler olduğu ve ne zaman bildirilmesi gerektiği sorulmalıdır. Takip için randevu verildiyse bu ziyaretin tarihi, saati ve amacı not edilmelidir. Özellikle mesai saatleri dışında veya hafta sonları ve tatil günlerinde sorunlar olursa doktorla nasıl iletişime geçilebileceği de öğrenilmelidir.
Benzer Yazılar
Yorumlar kapatılmıştır.

